İzlemeyi bitirdikten sonra bu dizinin 2024'ün tüm ödülleri toplayacağını geçirdim içimden. Fakat Baeksang Sanat Ödülleri'nde sadece bir adaylığının olması (En İyi Erkek Oyuncu - Kim Soo-Hyun) şaşırttı beni. Bu ödülü bence kazanır çünkü gerçekten büyük oynamış. Ağlayışı ağlattıracak cinsten. Ben genel olarak diziyi beğendim, son yıllarda izlenecek güzel diziler çıkmıyordu Kore'den. Olmuş bu.
Kim Soo-Hyun'un My Love from the Star ve It's Okay to Not Be Okay dizilerinde olduğu gibi bunda da partneri zengin ve güçlü, ama ötekiler gibi çatlak değil sadece huysuz. Oynadığı karakter Baek Hyun-Woo ise adeta bir süper kahraman. Çocukken kız suya düşer oğlan kurtarır. Lisede kız yere düşer oğlan yara bandı verir. Büyürler, kıza domuz saldırır oğlan kurtarır. Kıza ateş edilir kurşunu oğlan yer kurtarır. Devamlı kurtarıyor efendim durduramıyoruz.
Mutsuz son bekliyordum açıkçası, bitseydi çok da şaşırtmazdı hikaye zaten buna hazırlıyordu bizi. Son iki bölümde yaşananlar iç şişirdi yalan yok. Özellikle ikinci başrol erkeğin bu kadar kötü ve zalim birine dönüşmesi gerekli miydi? Türk dizilerine bağladı yani. Gerçi bizimkiler de bunlardan alıyor ya neyse. Bıkmadık mı artık hafıza kaybetmeli olaylardan, vurulmalı hastane sahnelerinden, aşırı fedakar kahraman başrollerden?

Ama tabii ki bunlar bir K-Dramanın vazgeçilmezleridir. Klişe yumağına gireceğime bilerek izledim zaten ve fazlasıyla tatmin etti beni. Soo-Cheol sen ne kadar yüreği geniş, temiz, saf, iyi bir karaktersin ya. Kötülük bulamadığım tek karakter. Sevgi kelimesini çiz deseler bunu çizerim. Öleceğini öğrendiğin eşinin ardından sevinç gösterileri yapan, para derdine koşan Baek Hyun-Woo, sen şerefsiz bir adamsın. İlk başlarda sana ettiğim küfürün haddi hesabı yok ama pişmanlığını çok iyi gösterdiğin ve hatanı telafi ettiğin için çok sövmeyeceğim. Lan bir de sorgu sırasında desene kardeşim "Ben avukat adamım cinayet işlesem her şeyi böyle apaçık ortada bırakır, tüm delillerin bana işaret edeceği şekilde mi davranırım?" ama yok ben hapse gireyim hasta karımı dallamanın teki gelsin manipüle etsin acı çekelim.
Hae-In ve Hyun-Woo'nun birbirlerine tekrar aşık olmasını ya da fark etmelerini, bu süreçte "Bize ne oldu?" sorgulamalarını, kenetlenmelerini izlemesi keyifliydi. İletişimsizlik, fazla gurur, ego bunların neler doğurduğunu gördük.
Bu arada 15. bölümde Hong ailesinin tuttuğu dedektif ve yanındaki iki salak, My Love from the Star'daki çizgi roman dükkanı olan kadın ve yanındaki iki salak. Rollerini yinelemişler. Güzel bir referans olmuş.
Almanya'da Sanssouci Sarayı'ndaki sahneler çok güzeldi.
