Başroldeki ablanın (Jeon Do-Yeon) 1973 doğumlu olduğunu öğrenmemin bünyemde küçük çaplı bir şok etkisi yarattığı dizi.

Yine yine yine gereksiz uzatılmış bir iş olmuş. Ne gerek var yani her diziye ille de bir gizem, bir katil, bir travma eklemeye. Ne güzel tatlı tatlı izliyoruz ne diye havayı bozar bu senaristler anlamıyorum. 12 bölümde daha az dramla güzelce bitirilebilecek bir konusu da var halbuki.

Anyway

Güya olgun ve yetişkin iki kişinin, ergen gibi didişmesiyle gelişen ilişkisini izlemek çok keyifliydi. Yüreği bu kadar güzel bir kadına böyle nankör bir evlat/yeğen çizilmeye çalışması tat kaçırmadı değil sonlarda. Tamam kız teyzesini düşünüyordu blah blah. Gereksizdi tribi, ergenliğine verelim.

Örtmen bey evli olduğunu bildiği kadına kameralar önünde ilanı aşk ediyor. Böyle bir durumum içindesin kendini ahlaki açıdan sorguluyorsun sonra gidip şov yapıyorsun. Cık cık cık yanlış! Bir de en yakın arkadaşı, ebedi destekçisi, 6 yıllık dostunun; katil olduğunu öğrendi yetmedi intiharını izledi ve bunu çok çabuk atlattı. Gereksiz saçma sapan sahneler ekleneceğine bu süreç daha ciddi işlenebilirmiş.

Crasch Course In Romance dizisinde Choi Chi-Yeol, Nam Haeng-Seon'un evinde ailesiyle

Kadına da sonda kızdım. Hakkında bilip bilmeden iğrenç ithamlarda bulunan, skandal haberler yayan, çocuğunun geleceğiyle oynayan insan müsveddesini "Ehe sen benim vip müşterimsin ehe." deyip geçiştiriyorsun. Kaybet onu nolcak yani. Ama yok başroller iyilik meleğidir. Zaten o toplantı yapan dedikoducu analara ve avukat anaya ayrı kıl oldum zaten. Sahneleri 1.5x hızında (Netflix, 2x, 3x istiyoruz!) bile akmadı yani. Mide bulandırıcı karakterler. Öyle ki analara ettiğim küfürlerin tam anlamıyla yerini bulduğu nadir anlar yaşattı bana.

Bu detayların dışında verdiği mesajlarla, göndermeleriyle, öğrencilerin ağzından topluma haykırışlarıyla başarılı bir iş olmuş. Fazla gömmüşüm yukarıda ama genel olarak beğendim ben bu diziyi her ne kadar ikinci yarısı tempoyu düşürse de... Ayrıca dizilerde çok kez gördüğüm, pilavın yanındaki çeşit çeşit mezelerin genel adını bu diziyle öğrenmiş oldum: Banchan.

Unutmadan, dayıcığım kimse kalmazsa ben izlerim seninle 10.kez aynı belgeseli "chicken day"de.